-
Yatılı Çocuk Bakmı
(1)
Hamilelik döneminde anne adayının maruz kaldığı stres, bebekte gelişme geriliği, öğrenme, dikkat zorlukları ve hatta otizme yol açıyor. Araştırmacılar, buna ek olarak stresin bebekte duygusal problemlere neden olabileceğine dikkat çekiyor.
Hebrew Üniversitesi Jerusalem Eczacılık Okulu''ndan Marta Weinstock-Rosin, yaptığı araştırmada, stresli annelerin bebeklerindeki davranışlarla bu riski taşımayan annelerin bebeklerini karşılaştırdı. Analizler, stres altında böbrek üstü bezi tarafından aşırı seviyede salgılanan kortizon hormonunun beyin gelişiminin kritik aşamalarında olumsuz etki yaptığını gösterdi.
Araştırmacılar, normal şartlarda bu hormonun geçici enerji sağlamada faydalı olduğunu, ancak bunun çok az miktarda ve kısa süreli salgılanması gerektiğini belirtti. Aşırı stres altında ise çok miktarda salgılanan kortizonun bebeğin beynine ulaşarak yapısal ve fonksiyonel değişikliklere yol açtığını ifade etti. Normalin üzerindeki kortizon, plasenta tarafından salgılanan başka bir hormonu tetikleyerek erken doğuma yol açıyor ya da bebeğin gelişimini etkiliyor. Weinstock-Rosin, hormon seviyesinin yükselmesinin bebek üzerindeki muhtemel diğer etkilerini saptamak için daha fazla deneysel araştırmalar gerektiğini söyledi. Bu çalışmanın sonuçları, ''Stresin Uzun Dönemli Sonuçları'' isimli uluslararası bir konferansla kamuoyuna duyuruldu.
-
Yatılı Çocuk Bakıcı
(1)
Kadının yaşı önemli bir faktördür. Ancak yumurtalık kapasitesinin iyi olduğu kabul edilen 40 yaş ve üstü kadınlarda preimplantasyon genetik tanı uygulanarak % 25-30 civarında gebelik elde edilmektedir.
Tüp bebek uygulamasında yaş sınırı var mıdır?
Kadın adetinin 3. gününde yapılan hormon testleri ve ultrasonografide görülen yumurtalık kapasitesi yumurtalık fonksiyonlarının uygun olduğunu gösterir ise 45 yaşına kadar tüp bebek işlemi uygulanabilmektedir. Ancak 38 yaş ve üstü kadınlarda uygulama yapılırken preimplantasyon genetik tanı yöntemi ile embriyoların kromozomlar yönünden normal olup olmadığının araştırılması önerilmektedir.
Kadın yaşı başarıyı etkiler mi?
Ne yazık ki evet. Öyle ki günümüzde erkek kısırlığının her tipine geniş bir tedavi imkanı sağlanmasına karşılık tedavide ortaya çıkan en büyük engel kadın yaşının ileri olmasıdır. Yeni doğan bir kız çocuğunda 1-2 milyon olan yumurtalık rezervi ilk adetin görüldüğü yaşlarda 250-300 bine düşmekte, adetin kesildiği menopoz dönemine kadar azalarak tükenmektedir. İlerleyen yaşla birlikte bu rezerv azalmakta; özellikle 37 yaştan sonra yumurtalık havuzundaki kayıp hızı belirginleşmektedir. Buna ek olarak ilerleyen yaşla beraber yumurta kalitesinde de bozulma gözlenmekte; bu da gebe kalmayı ve sağlıklı çocuk sahibi olma şansını azaltmaktadır. Bu nedenle erken dönem gebelik kayıpları da genç yaş grubuna göre daha sıktır. Kadının yaşı ve buna bağlı az yumurta elde edilmesi başarıyı etkileyen en önemli faktördür. Ancak yumurtalık kapasitesinin iyi olduğu kabul edilen 40 yaş ve üstü kadınlarda preimplantasyon genetik tanı uygulanarak % 25-30 civarında gebelik elde edilmektedir.
Preimplantasyon genetik tanı ile yaşa bağlı sorunları aşmak mümkün mü?
Yardımcı üreme tekniklerinin uygulandığı ileri yaştaki anne adaylarına sağlıklı çocuk sahibi olma ve devam eden gebelik şansını artırmak amacıyla ''preimplantasyon genetik tanı'' uygulanabilir. Bu teknik ile embriyolar anne rahmine transfer edilmeden önce, bu yaş döneminde sorunların sık gözlendiği kromozomlar incelenmekte ve böylece anormal olan embriyoların transferinden kaçınılmaktadır. Yumurtalık rezervinde kayıp bazen daha genç yaşlarda da ortaya çıkabilmekte veya ileri yaştaki kadınlarda yumurtalık beklenen cevabın üzerinde olabilmektedir. Böylece çocuk sahibi olmak için başvuran kadınlarda yumurtalık rezervinin ayrıntılı muayene, ultrasonografi ve hormon tetkikleri ile belirlenerek başarı şansının doğru bir şekilde ortaya konması ve bilgilendirme büyük önem taşımaktadır. Uygun tedavi yönteminin seçildiğini bilen hastanın duyduğu güven ve işbirliği, yaşanan psikolojik stresi azaltarak tedavinin uygulanmasını kolaylaştırmaktadır.
-
Yatılı Çocuk Bakıcısı
(1)
Bir-beş yaş arası olan ve okul öncesi dönem olarak da adlandırılan dönemde evde kazanılan doğru beslenme alışkanlıkları, okul dönemindeki alışkanlıkları ve yetişkin olduklarındaki oluşabilecek sağlık sorunları arasında yakın bir ilişki vardır. Bu dönemde doğru beslenme alışkanlıkları kazanma konusunda anne, baba ve aile büyüklerinin örnek teşkil etmeleri önemli. Bu yaş grubunda günlük olarak her besin grubundan tüketmesi sağlanmalı, günlük beslenme düzenleri ona göre ayarlanmalı. Tabii ki yapılacak fiziksel aktivite varsa bu da almaları gereken besin miktarlarını etkiler. Besin grubu olarak; süt ve ürünleri, et grubu, sebze meyve grubu, yağ grubu ve tahıllar yer almalı.
Okul çağı döneminde özellikle dikkat edilmesi gereken nokta, çocuğun mutlaka kahvaltı yaptırılıp okula gönderilmesidir. Ayrıca okul kantinlerinde ve yemekhanelerinde verilen yemek çeşitliliği de önemli. Bu yaş grubuna özel olarak hazırlanmış mönülerin uygulanması gerekir. Bu dönemde yanlış kazanılan beslenme alışkanlıkları ileriki yaşlarda birçok hastalığa yakalanma riskini arttırır.
Çocukların kahvaltısı nasıl olmalı? 1-2 dilim peynir çeşidi, tam tahıllı ekmek, zeytin, pekmez-bal, süt, haftada iki - üç kere yumurta veya omlet, taze meyve, evde yapılmış kuru meyveli kek veya börek çocukların kahvaltılarında olabilecek gıdalardır.
Okul çağı çocukları nasıl beslenmeli? Bu yaş grubu çocukların oldukça aktif oldukları ve gelişimlerinin en yüksek düzeyde seyrettiği düşünülerek gereksinimleri karşılayacak hem besleyici değeri yüksek hem de çocukların severek tüketebileceği gıdalarla beslenmesi gerekir. Her zaman olduğu gibi her öğün kendi içerisinde yeterli miktarlarda karbonhidrat, protein ve yağ içermeli.
Mutlaka kahvaltı arkasına ara öğün, öğle yemeği, bunu takip eden bir veya iki küçük ara öğün ve akşam yemeği, okul çocuğunun gereksinimlerini karşılayacak yemek sistemidir. Özellikle çocukların ana öğünlerde temel besin grubumuz olan ekmek ve ekmek türevi olan çorba, pilav makarna gibi gıdalar, et/tavuk haftada en az bir gün balık ve mevsiminde olan herhangi bir sebze yemeği, bunun yanında oldukça önemli kalsiyum kaynakları olan süt ve yoğurt hem ana öğünlerde hem de ara öğünlerde tükettirilmeli.
Çocuğun beslenme çantasında neler olmalı? Çocukların her öğününde karbonhidrat-protein- yağ dengesinin olması istenir. Eğer çocuk kahvaltısını evde yapıp çıkıyorsa, öğle yemeğine kadar arada yiyebileceği bir meyve, öğle yemeğinde ekmeğinin arasına konulacak peynir veya et/tavuk, yanında bir kutu ayran veya bir kutu süt, yanında kuru meyveli bir-iki dilim kek veya evde yapılmış börek, beslenme çantasına konulabilecek alternatifler olabilir.
-
Yatılı Bebek Bakımı
(1)
Elbette 9 ay 10 gün boyunca bir bebeği taşımak oldukça zor.Hele bir de hamileliğiniz ikiz ise bu iş çok daha da zor.. Genel olarak söylemek gerekirse gebeliğin sorunları neredeyse katlanıyor.. Çoğul gebelik rahim içinde birden fazla fetüsun oluşması olarak tanımlanabilir. Çoğul gebeliklerin çok büyük çoğunluğu ise ikiz gebeliklerdir. İkiz gebeliklerin genel olarak, eğer kendilğinden oluşurlarsa, 90 gebelikte bir ortaya çıktıkları söylenebilir. Ancak günümüzde aşılama veya tüp bebek gibi yardımla üreme teknikleri çok artmaya başladığından çoğul gebelikleri de görme olasılığı artmıştır. Kabaca tüp bebek uygulamalarının % 25-30’unda ikiz gebelik meydana geldiği söylenebilir. İkiz gebelikler tek yumurtanın bir sperm tarafından döllendikten sonra bölünme aşamasında ikiye ayrıldığı tek yumurta ikizleri veya iki ayrı yumurtanın iki ayrı spermle döllenmesi ile oluşan çift yumurta ikizleri şeklinde olabilir. Tek yumurta ikizleri aynı genetik yüklü ve aynı cins olurken çift yumurta ikizleri ayrı veya aynı cinsiyette olabilir. Tüp bebekte görülen ikizlerin hemen tamamına yakını çift yumurta ikizleridir. Tek yumurta ikizlerinden bahsedersek; Kan grubu, cinsiyet, göz rengi gibi tüm kalıtsal özellikleri aynı olan bu kardeşler birbirlerine görünüş olarak çok benzerler.Tek yumurta ikiz gebeliğinde döllenen yumurta hücresi döllenmeden sonraki ilk üç günde yeniden bölünerek iki ayrı embriyoya dönüşür ve bu embriyolar ayrı ayrı gelişimlerini sürdürmeye devam ederler. Bu durumda her bebeğin beslendiği plasentası ve içinde bulunduğu su kesesi ayrıdır. Bazen plasentalar birbirleriyle yakın temas halinde olduklarından ultrasonografide birleşmiş izlenimi verebilirler. Döllenme sonrası ayrılma dördüncü günle sekizinci gün arasında olduğunda plasentaları ortak, ancak su keseleri ayrı olan iki bebek gelişmeye başlar. Döllenme sonrası ayrılma bazen sekizinci gün sonrasında da oluşabilir. Bu durumda ise hem plasentaları hem de içinde bulundukları su kesesi aynıdır. Yani bu iki bebek tamamen aynı ortamı paylaşmaktadırlar. Bu tip ikizliklerde problem yaşanma olasılığı diğer türlere göre daha fazladır. Hekimler daha gebeliğin başında ikiz gebeliğin türünü ayırd edip gebelik boyunca gözlemlerini buna göre sürdürürler.Bazen (çok nadiren) bölünme embriyonik disk adı verilen yapı meydana geldikten sonra olur. Bu durumda ise embriyo aslında oluşmuş olduğundan bölünme tam olarak gerçekleşemez ve yapışık ikizlik (siyam ikizleri dediğimiz) durum ortaya çıkar.
İkiz Gebeliklerde Oluşan Riskler Nelerdir ? • Daha gebeliğin başından itibaren bulantı, kusma şikayetleri normalden daha fazla görülür. Yine düşük ihtimalinin de biraz daha fazla olduğu söylenebilir. • Erken doğumprematüre bebek riski en sık karşılaşılan problemlerin başında gelir. Normal tekil bir gebelikte gebeliğin sonlanması 39-40 hafta sürerken , ikiz gebeliklerde normal doğum süresi ortalama 37 hafta kadardır. • Doğum tartıları tek bebeklere göre genellikle daha düşük olur. İkizlerden birinin daha fazla diğerinin daha az beslenme riski ve dolayısıyla aralarında belirgin kilo farkı olması da mümkündür. • Anemi (kansızlık), hipertansiyon (preeklampsi) gibi riskler de ikiz gebeliklerde daha fazla görülmektedir. • Tüm bunlara ek olarak doğumda bilhassa ikinci bebeğin doğması esnasında sıkıntılar oluşması da mümkündür. Bu yüzden de sezeryan olasılığı çoğul gebeliklerde çok artmıştır. Korkulan konulardan birisi de ikiz gebeliklerde doğum sonrası kanamaların daha fazla olmasıdır. Ancak gerekli önlemler alındığında bu risk tehlike arzetmemektedir. Solunum, dolaşım ve sindirim sistemleri tek fetus olan gebeliğe göre çok daha büyük bir gereksinimi karşılamak zorundadır. Bu nedenle ikiz gebeliklerin daha yakından izlenmesi gerekir. Normal gebeliklerde ayda bir kez izlemek gerekirken ikiz gebelikleri en az 3 haftada bir incelemek gerekir. İlerleyen haftalarda gebenin yürüyüşü ve dengesi tekil gebeliklere oranla daha fazla etkilenir. Nefes darlığı gözlenir. Basur ve varis gibi sorunlar daha sık olarak görülür. Aşırı yük, omurgada zorlanmaya ve ağrılara da neden olabilir. Yine son haftalarda hastaneye yatma oranı da tekil gebeliklere oranla daha sıktır.
-
Yatılı Bebek Bakıcı
(1)
Gebe kadın bir bebek düşüncesindeyken birden ikiz bebekleri olacağını öğrenince telaşlanması olağandır. Çünkü bir bebek için düşünülen planlar artık iki bebek için yapılmaya başlanmalıdır. Anne adaylarının bir kısmı doğacak olan bebeğin ihtiyaçlarını gidermek için gebeliğin son aylarını beklerken bazı annelerde gebe olduklarında öğrendikleri andan itibaren ihtiyaç listesini hazırlamaya başlarlar. İkiz bebek bekleyen annelerin olması gerekenden daha önce doğum yapmaları beklenir. Bu nedenle ikiz anneleri belirlenen doğum tarihinden daha önce bebeğin tüm ihtiyaçlarını giderecek durumda olmalıdırlar. Bir bebeğin anneyi ne kadar yorabileceği bilinirken, iki bebek olduğunda neler yaşayacağınızı düşünerek kendinize bebekler dünyaya gelmeden bol bol vakit ayırın. İkizleri emzirmek oldukça güç olabilir. Sizin için iki yöntem önerilmektedir. Isterseniz bebeklerinzin ikisini aynı anda emzirebilir ya da birini emzirdikten sonra bir diğerine geçebilirsiniz. Bebeklerinizin ikisini de kucağınıza alın, bacakları dışa dönük gelecek şekilde kucağınıza yatırın. Daha sonra bir memenizi birine, diğer memenizi de ötekine verin. Bu şekilde emzirmeye başlayın. Bu işlemi yaparken sık sık bebekleri diğer memeyi emmesi için değiştirin. Bebekleri aynı anda emzirmeniz halinde zamandan da tasarruf edeceksinizdir. İkizleri aynı anda emzirmek size zor geliyorsa onları tek tek emzirmeyi deneyin. Bazı annelerin sütleri az olduğundan bebeklere mama takviyesi yapabilirler. Bu şekilde bebeklerinizi biberonla emzirmeniz gerekecektir. İsterseniz biberonla gıda alımını da aynı anda yapabilirsiniz. Bebeklerinizin ikisinide düz bir zemine yatırın ve başlarının yüksekte olmasını sağlamak için başlarının altına bir yastık koyun. Daha sonra da biberonları ellerinize alın ve bir elinizle birini beslerken, diğer elinizle de diğer bebeğinizi besleyin. Bu işlemi de ayrı ayrı yapabilirsiniz. Bu şekilde bebeklerinizle tek tek daha iyi ilgilenmeniz de olasıdır. Ikiz bebekleri aynı anda banyo yaptırmak zor olabilir. Bebeklerinizi aynı anda banyo yaptırabilmeniz için sizin de katılımınız gereklidir. Küvetin içine girerek bebeklerinizi kucağınıza alın ve hep birlikte banyo yapmaya başlayın. Bu tarzda yapılan banyolar oldukça uzun sürebilir. Bu nedenle ikizlerinizi tek tek yıkamanız daha avantajlı olacaktır. Bir bebeğiniz uyurken diğerini yıkayabilir ve diğeri uyuduğunda da onu yıkayabilirsiniz. Bir keç haftalık olan bir bebeği sık sık yıkamak zorunlu değildir, bu nedenle onları silebilirsinizde. Ikiz bebek anneleri oldukça fazla yorulurlar. Evde yalnız olmadığınız zamanlarda bebeklerle başkalarının ilgilenmesini sağlayın. Örneğin annaanne ya da babaanne evde bulunduğunda bebeklerle ilgilenmelerini sağlayın. Eşinizin evde olduğu zamanlarda yapmanız gereken her şeyin yarısını onun da yapmasını sağlayın. Bu arada eşinizin sürekli aynı bebekle ilgilenmesine izin vermeyin, bu şekilde diğer bebek eşinize uzak kalır ve sürekli sizi yanında isteyebilir. Yenidoğanlar geceleri sık sık uyanabilirler. Bu nedenle özellikle ikiz anneleri bir çok geceyi uykusuz geçirir. Geceleri bebeklerinizin birinin ihtiyaçlarını karşılarken uygulamaların aynısını diğerine de tekrarlayın. Bu şekilde gece boyunca sık sık uyandırılmak zorunda kalmazsınız. Ikiz bebek sahibi olmanızdan dolayı evinizin doğum yapmadan önceki düzende olmasını beklemeyin. Bu nedenle yemeklerinizi hazır olanlardan seçin, evinizin bakımında size yardımcı olması için bir yardımcı edinin. Böylece bebeklerinizle ve kendinizle ilgilenmek için daha çok zamanınız olacaktır. Özel işlerinizi bebekleriniz uyurken yapın ya da onlar uyurken sizde dinlenin. Aynı anda çılgınlar gibi bağıran iki bebekle birden ilgilenmek olanaksız gibidir. Bu nedenle sizib bir kişi olduğunuzu ve bu yüzden aynı anda iki bebekle birden ilgilenemeyeceğinizi bebeklerinizin anlamasını sağlayın.İkizler bebeklik dönemlerinde oldukça yaramaz ve birbirleriyle hiç anlaşamayacakmış gibi görünsede ilerleyen günlerde oldukça iki iyi dost olurlar. Bu nedenle yaşadığınız bu zor durumların bir gün biteceğini unutmayın. İkizlerin bir kısmı birbirlerine oldukça benzerken bir kısmı da çok az benzeyebilir. Birbirlerinin aynısı olan bebeklerin bakımı daha zordur. Biraz önce hangisini yedirdiğinizi anlamanız zor olabilir. Bu nedenle bebekleri ayırabilmek için onların üzerinde bir işaret olmasını sağlayın ya da farklı giydirin. Bebeklerinizin ikiside birer melek olmayacaktır, mutlaka içlerinden biri yaramaz olur. Bu nedenle her türlü oluşuma hazır bulunmalısınız. İkiz bebek sahibi olan diğer ailelerle ilişkiler kurun ve onlardan tavsiyeler isteyin. Bu şekilde yapılan yardımlaşmalar size olumlu faydalar sağlayabilir
-
Yatılı Bebek Bakıcısı
(1)
Bebekte işitme kaybı olup olmadığı çoğu zaman fark edilmiyor. Yüksek sesleri duyan bir bebeğin daha düşük sesleri duymadığı anne-babanın dikkatinden kaçabiliyor. Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Bağdat Caddesi Polikliniği’nden Uzman Eğitim Odyoloğu Ayşenur Küçük Ceyhan, bebekteki işitme kaybının nasıl anlaşıldığını şöyle anlatıyor:
“İşitme testi yapılmalı”
“3 aylık bir bebek, konuşma şiddetindeki seslere, özellikle annesinin sesine tepki gösterir, gürültüde uyanır. 6 aylık bebek sesin geldiği yöne bakar. 9 aylık bir bebek ismi söylendiğinde döner. 1 yaşında artık, konuşmaları dinler, basit komutları anlar, konuştuğu en az bir-iki kelimesi vardır. Tabii bu noktada dikkatli gözlem çok önemlidir. Bizim için ailelerden gelen tepki birinci kriter olmasa da ipucu sayılabilir. Bu ipuçlarından yola çıkarak işitme kaybını çok net yöntemlerle anlayabiliyoruz. Zaten artık hastanelerde bebek doğar doğmaz işitme testi yapılabiliyor…
“Erken evrede tedavi önemli”
Çocukta, işitme kaybı erken dönemde fark edilmezse belirli bir yaştan sonra çocuk normal şekilde konuşamaz. Çocuk duyduğu sesleri taklit ederek konuşmaya başlar. Sesleri duymuyorsa konuşma çağına gelince konuşamaz. Yetişkinler, sonradan işitme kaybı ortaya çıktığında, bazı sesleri duymasa da geçmiş bilgilerine dayanarak sesleri tamamlar. Ama çocuk bunu yapamaz, onun kelimeleri tam olarak duyması lazım. Ayrıca çocukta belli derecede işitme kaybı olduğunda, konuşmada ses hataları ortaya çıkabilir. O nedenle işitme kaybının erken dönemde yakalanıp tedavisinin yapılması gerekiyor. Eğer böyle bir sorundan şüphe ediliyorsa mutlaka hekime başvurulmalıdır. İşitme cihazı takılması gereken çocuklar olabilir; bunun tespiti gerekebilir…
“Çocuğun davranışları da bozulabilir”
İşitme azlığı şikayeti ile gelen çocuklarda, öncelikle nedeni tespit ediyoruz. İşitme azlığı orta kulak enfeksiyonlarına bağlı olabilir. O dönemde çocuk eskiden tepki verdiği seslere dönüp bakmayabilir, televizyonun sesini çok açar. Enfeksiyon tedavi edilirse problem de ortadan kalkar. Orta kulak iltihabı çok ileri derecede işitme kaybı yapmıyorsa da eğer sık tekrarlıyorsa problemdir. Tek kulağın duymadığı vakalarla da karşılaşıyoruz. Bu durumda çocuk sesin nereden geldiğini ayırt edemez. Özellikle kalabalık ortamlar bu çocuklar için sıkıntı yaratır.
“Okul başarısı düşer”
İşitme kaybı doğuştan ya da sonradan geçirilen bir hastalıkla ilgili de olabilir. Birden ya da yavaş gelişen işitme kayıpları vardır. Yavaş yavaş geliştiği durumlarda baştan anlaşılmaz. Çocukta eğer böyle bir sorun varsa özellikle gürültülü ortamlarda dikkati dağılmaya başlar. Okula giden çocuklar öğretmenini takip edemez, arkadaşlarının ne söylediğini anlayamaz. Bu nedenle aileler çocuklarında okul başarısının düşmesi, arkadaşları ile uyumsuzluk gibi durumlarda işitme kaybı olabileceğini de akıllarına getirmeli. Böyle durumlarda çocuklarda davranış problemi de olabildiğinden psikiyatr desteği de gerekebiliyor.”
-
Bebek Bakımı
(1)
Samsun Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Dr. Cevdet Şahin, sırt çantasının gelişim çağındaki çocuklarda ciddi sağlık sorunlarının oluşmasına neden olabileceğini vurguladı.
İnsanda gelişimin gece meydana geldiğini ama çocuklarda büyüme sürecinin hem gece hem de gündüz devam ettiği belirten Şahin, ağır sırt çantası taşıyan çocuklarda büyüme süreci devam ettiği için tek taraflı yapılan yüklenmelerde fiziksel sorunlara neden olacağını vurguladı. Çocukların sırt çantalarına her şeyi doldurduğunu, günümüzde defter kalitesinin yükselmesi nedeniyle kitapların da aşırı ağırlık yaptığını ifade eden Şahin, "Veliler, çocukların çantasında gereksiz yere ağırlık oluşturacak şeyleri taşımasına izin vermemeli. Öğretmenler ve veliler bu konuda hassas davranmalı. Çocuğun sırt bölgesinde ve deforme ve büyüme süreci devam ettiği için fiziksel sorun ortaya çıkabilir" dedi.
Çantanın tek bir tarafa yüklenerek taşınmaması gerektiğine dikkat çeken Şahin, "Çanta 2 omuza birlikte takılmalı. Sırt çantası takılı iken ani hareketler yapılmamalı. Elle taşıma sırasında ise iki el belirli periyotlarda kullanılmalı. Tek tarafa yüklenme yapılmamalı. Sürekli uygulanan aşırı ağırlık fiziksel çarpıklıklara dahi neden olabilir" diye konuştu. Şahin, gelişim çağındaki çocuklarda ciddi bir sorun oluşmadığı sürece tedavisinin tamamen mümkün olduğunu ama yaş ilerledikçe tedavi etkisinin azalacağına ise dikkat çekti.
-
Bebek Bakıcı
(1)
Çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerin korkulu rüyası kısırlık, toplumumuzda her 6 -7 evlilikten birinde görülüyor. Türkiye’de her yıl 600 bin civarında evlilik gerçekleşiyor ve yılda yaklaşık 90 bin çift kısırlık sorunuyla karşılaşıyor…
Kısırlık oluşumunda; sigara ve alkol kullanımı, yanlış beslenme alışkanlıkları sonucu görülen aşırı şişmanlık gibi pek çok sosyal neden büyük rol oynuyor…
Memorial Hastanesi Tüp Bebek, Androloji ve Genetik Merkezi’nden Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Semih Özkan, her yıl on binlerce çiftin karşı karşıya kaldığı kısırlık probleminin erkeklerde oluşma nedenleri hakkında şu bilgileri verdi:
Kısırlık nedir?
Çiftlerin çocuk sahibi olma arzularına ve düzenli cinsel ilişkide bulunmalarına rağmen, bir yıl içerisinde gebelik elde edilememesine infertilite (kısırlık) adı verilmektedir. Korunmayan çiftlerin yüzde85`inde bir yıl içerisinde gebelik oluşması beklenir. İnfertilite yüzde 50- 60 oranında erkeğe ait nedenlerle ortaya çıkmaktadır.
Testiste gerçekleşen sperm üretim işlevi, çevresel koşulara oldukça duyarlıdır. Uygun olmayan her koşuldan olumsuz olarak etkilenebilir…
Fast food’a dikkat!
Yüksek kolesterol, spermin zar yapısını bozduğu için döllenme yeteneğini azaltır ve kısırlığa neden olabilir. Bu nedenle özellikle “Fast Food” denilen aşırı yağlı, kolesterolü artırıcı gıdalardan uzak durmak gerekir.
Sigara alkol gibi maddeler sperm kalitesini düşürür
Çeşitli bilimsel çalışmalarla sigaranın kesin zararlı etkileri ispat edilmiştir ve özellikle sorunu olan hastaların kesinlikle sigarayı bırakmaları önerilir. Ayrıca sigara içilen ortamlarda bulunmaları da pasif içici olmalarını ve ortamın havasını solumaları yoluyla havada bulunan zehirli maddeleri solunum yoluyla alıp sperm üretimini olumsuz etkilemesini sağlar.
Yapılan araştırmalar, haftada 60 ml. üzeri alkol kullanımının sperm üretimini olumsuz yönde etkilediği göstermiştir. Ayrıca steroid, antidepresan, sulfomidli bazı abtibiyotikler, kanser tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar da sperm kalitesi, hareketliliği ve üretimi için zararlı olabilmektedir.
Bazı durumlarda erkeğin çalışma ortamı da kısırlık nedenidir
İşi gereği zirai ilaçlarla yakın temas halinde bulunan kişilerde de kısırlık oranı yüksektir. Bu kişilerin önlem olarak çalışırken, bir maske ile ağızlarını kapatmaları, ilaçları solunum yoluyla alınarak zararlı olmalarını engellemektedir. Bu grup genellikle çitçilerden oluşmaktadır.
Kişilerin yine işi ya da rahatsızlığı nedeniyle fazlaca radyasyona maruz kalmaları, demir döküm fırınları ya da gıda fırını işçileri gibi aşırı sıcak ortamlarda çalışmaları da kısırlık nedeni olabilir.
Aşırı sıcak kısırlık nedeni…
Aşırı sıcak her zaman sperm üretimini olumsuz etkiler. Kısırlık sorunu ile karşı karşıya olan erkeklere kesinlikle, sıcak su banyoları ya da saunaları tavsiye etmeyiz. Ayrıca dar iç çamaşırları da aşırı sıcak oluşturduğu için testis damarlarının genişlemesi sonucu sperm kalitesini azaltabilir.
Cinsel yolla bulaşan hastalıklar
Erkek genital organlarında zarara yol açan bazı enfeksiyonlar sperm ilerlemesini (kanalları tıkayarak veya sperm hareketliliğini azaltarak) olumsuz yönde etkilediği için kısırlığa neden olabilir.
-
Bebek Bakıcısı
(2)
Hamilelik döneminde anne adayının maruz kaldığı stres, bebekte gelişme geriliği, öğrenme, dikkat zorlukları ve hatta otizme yol açıyor. Araştırmacılar, buna ek olarak stresin bebekte duygusal problemlere neden olabileceğine dikkat çekiyor.
Hebrew Üniversitesi Jerusalem Eczacılık Okulu''ndan Marta Weinstock-Rosin, yaptığı araştırmada, stresli annelerin bebeklerindeki davranışlarla bu riski taşımayan annelerin bebeklerini karşılaştırdı. Analizler, stres altında böbrek üstü bezi tarafından aşırı seviyede salgılanan kortizon hormonunun beyin gelişiminin kritik aşamalarında olumsuz etki yaptığını gösterdi.
Araştırmacılar, normal şartlarda bu hormonun geçici enerji sağlamada faydalı olduğunu, ancak bunun çok az miktarda ve kısa süreli salgılanması gerektiğini belirtti. Aşırı stres altında ise çok miktarda salgılanan kortizonun bebeğin beynine ulaşarak yapısal ve fonksiyonel değişikliklere yol açtığını ifade etti. Normalin üzerindeki kortizon, plasenta tarafından salgılanan başka bir hormonu tetikleyerek erken doğuma yol açıyor ya da bebeğin gelişimini etkiliyor. Weinstock-Rosin, hormon seviyesinin yükselmesinin bebek üzerindeki muhtemel diğer etkilerini saptamak için daha fazla deneysel araştırmalar gerektiğini söyledi. Bu çalışmanın sonuçları, ''Stresin Uzun Dönemli Sonuçları'' isimli uluslararası bir konferansla kamuoyuna duyuruldu.
-
Çocuk Bakımı
(1)
Televizyon ve internete bağımlılık spordan alıkoyuyor. Hangi yaşta çocuk hangi sporu yapmalı? Aileleri çocukları spor yapmaya teşvik etmeleri konusunda uyaran uzmanlar, yaşına uygun spor faaliyetiyle çocukların sağlıklı bir yaşam sürebileceklerini belirtiyorlar.
Bilgisayar ve televizyonun hayatımızda önemli bir yer kazanmasının ardından spordan ve sosyal aktivitelerden uzak kalan çocukların ailelerin desteği ile spora yönlendirilmeleri gerekiyor.
Mayo Clinic, son yıllarda çocukların spordan uzak, hareketsiz bir yaşam tarzını benimsediğini ve bunun önüne geçmek içinde, ailelere çok önemli roller düştüğünü açıkladı. Çocuklara hangi spor dalını seçmesi konusunda yardımcı olmak için ailelerin çocuklarını spor etkinliklerine götürebileceklerini veya kendi ilgilendikleri spor dallarını çocuklarıyla paylaşabileceklerini ifade ediyor.
Çocuğun Yaşına Uygun Spor Aktiviteleri Nelerdir?
Çocukların ilgisini çeken spor ve aktivite tercihlerini ailelerine anlattıklarını ve buradan hareketle çocuğun olgunluğu ve yetenekleri doğrultusunda çocukların spora yönlendirilebileceğini söyleyen uzmanlar belirli yaş grupları için uygun sporları belirttiler.
2-5 yaş arası uygun aktiviteler: Yeni yürümeye başlayan ve okul öncesi çocuklar için birçok temel hareket uygulanabilir, fakat organize spor etkinlikleri için bu çocukların yaşı çok küçük. Bu yaştaki çocuklar için koşma, tırmanma, düşme, tekmeleme, dans, küçük bir topu yakalama, bisiklete binme, aile denetimindeki su oyunları gibi plansız serbest oyunlar en iyisi.
6-7 yaş arası uygun aktiviteler: Büyüyen çocukların koordinasyonları ve dikkat süreleri de gelişir. Emirleri yerine getirmede ve takım çalışmasının önemini anlamada daha iyi olurlar. Bu durumda önerilen bazı etkinlikler şunlardır: basketbol, futbol, jimnastik, yüzme, tenis, golf, atletizm ve Uzakdoğu sporları.
8 yaş ve üstü çocuklar için uygun aktiviteler: Bu yaştaki çocuklar temas sporları da dahil hemen hemen tüm sporları yapabilirler. Dikkatlice denetlenmiş güç sporları da bu yaşta yapılabilir.
Ailelere düşen görevler nelerdir?
· Çocuğunuz sporla ilgilenmezse başka fiziksel aktiviteler bulabilirsiniz. Örneğin, ailece bisiklete binebilir, doğa gezilerine çıkabilirsiniz.
· Çocuğunuzun arkadaşlarıyla ip atlama, basketbol oynama gibi etkinliklere katılmasını sağlayarak aktif zaman geçirmesini sağlayabilirsiniz.
· Çocuğunuza kazandığı veya kaybettiği anda onu koşulsuz sevdiğinizi hissettirin. Hedefin kazanmak değil fiziksel kapasite ve yetenekleri geliştirmek olduğunu unutmayın ve gelişmiş yeteneklerini güçlendirin.
· Çocuğunuzun yetenekleri konusunda gerçekçi olun.
· Çocuğunuzu istemediği hiçbir aktiviteye zorlamayın.
· Spordan zevk alın, kendi hedeflerinizi belirleyin ve çocuğunuza pozitif bir model olun. Unutmayın çocuklar duyduklarından çok gördüklerini öğrenirler
-
Çocuk Bakıcı
(1)
Televizyon ve internete bağımlılık spordan alıkoyuyor. Hangi yaşta çocuk hangi sporu yapmalı? Aileleri çocukları spor yapmaya teşvik etmeleri konusunda uyaran uzmanlar, yaşına uygun spor faaliyetiyle çocukların sağlıklı bir yaşam sürebileceklerini belirtiyorlar.
Bilgisayar ve televizyonun hayatımızda önemli bir yer kazanmasının ardından spordan ve sosyal aktivitelerden uzak kalan çocukların ailelerin desteği ile spora yönlendirilmeleri gerekiyor.
Mayo Clinic, son yıllarda çocukların spordan uzak, hareketsiz bir yaşam tarzını benimsediğini ve bunun önüne geçmek içinde, ailelere çok önemli roller düştüğünü açıkladı. Çocuklara hangi spor dalını seçmesi konusunda yardımcı olmak için ailelerin çocuklarını spor etkinliklerine götürebileceklerini veya kendi ilgilendikleri spor dallarını çocuklarıyla paylaşabileceklerini ifade ediyor.
Çocuğun Yaşına Uygun Spor Aktiviteleri Nelerdir?
Çocukların ilgisini çeken spor ve aktivite tercihlerini ailelerine anlattıklarını ve buradan hareketle çocuğun olgunluğu ve yetenekleri doğrultusunda çocukların spora yönlendirilebileceğini söyleyen uzmanlar belirli yaş grupları için uygun sporları belirttiler.
2-5 yaş arası uygun aktiviteler: Yeni yürümeye başlayan ve okul öncesi çocuklar için birçok temel hareket uygulanabilir, fakat organize spor etkinlikleri için bu çocukların yaşı çok küçük. Bu yaştaki çocuklar için koşma, tırmanma, düşme, tekmeleme, dans, küçük bir topu yakalama, bisiklete binme, aile denetimindeki su oyunları gibi plansız serbest oyunlar en iyisi.
6-7 yaş arası uygun aktiviteler: Büyüyen çocukların koordinasyonları ve dikkat süreleri de gelişir. Emirleri yerine getirmede ve takım çalışmasının önemini anlamada daha iyi olurlar. Bu durumda önerilen bazı etkinlikler şunlardır: basketbol, futbol, jimnastik, yüzme, tenis, golf, atletizm ve Uzakdoğu sporları.
8 yaş ve üstü çocuklar için uygun aktiviteler: Bu yaştaki çocuklar temas sporları da dahil hemen hemen tüm sporları yapabilirler. Dikkatlice denetlenmiş güç sporları da bu yaşta yapılabilir.
Ailelere düşen görevler nelerdir?
· Çocuğunuz sporla ilgilenmezse başka fiziksel aktiviteler bulabilirsiniz. Örneğin, ailece bisiklete binebilir, doğa gezilerine çıkabilirsiniz.
· Çocuğunuzun arkadaşlarıyla ip atlama, basketbol oynama gibi etkinliklere katılmasını sağlayarak aktif zaman geçirmesini sağlayabilirsiniz.
· Çocuğunuza kazandığı veya kaybettiği anda onu koşulsuz sevdiğinizi hissettirin. Hedefin kazanmak değil fiziksel kapasite ve yetenekleri geliştirmek olduğunu unutmayın ve gelişmiş yeteneklerini güçlendirin.
· Çocuğunuzun yetenekleri konusunda gerçekçi olun.
· Çocuğunuzu istemediği hiçbir aktiviteye zorlamayın.
· Spordan zevk alın, kendi hedeflerinizi belirleyin ve çocuğunuza pozitif bir model olun. Unutmayın çocuklar duyduklarından çok gördüklerini öğrenirler.
|