|
Çocuğunuzu aşı ile rotavirüsten koruyun |
3 yaş altı çocuklarda ishalin en önemli etkeni olan rotavirüs en sık olarak kış mevsiminde ve Aralık ayında görülüyor. Rotavirüs ishallerinden artık aşı ile korunmak mümkün. Yapılan çalışmalar aşının, rotavirüs vakalarını yüzde 74 azalttığını ortaya koyuyor. 3 yaş altı çocuklarda ishalin en önemli etkeni olan rotavirüs en sık olarak kış mevsiminde ve Aralık ayında görülüyor. Kolay bulaşan ve özellikle gelişmekte olan ülkelerde ölümlere varan ciddi vakalara yol açan rotavirüs ishallerinden artık aşı ile korunmak mümkün. Yapılan çalışmalar aşının, rotavirüs vakalarını yüzde 74 azalttığını ortaya koyuyor.Anne ve babaların korkulu rüyalarının başında rota virüsü geliyor. Bu virüs 3 yaş altı çocuklarda ishalin en sık görülen nedeni olarak göze çarpıyor. Her yıl 125 milyondan fazla ishal vakasından rotavirüs sorumlu tutuluyor. İstatistikler bu kadarla sınırlı değil. 5 yaş altı çocuklarda görülen tüm ölümlerin yüzde 6’sına ve ishal ile seyreden enfeksiyonlara bağlı tüm ölümlerin yüzde 25’ine rotavirüsün neden olduğu tahmin ediliyor. Öyle ki, bu virüs dünyada her yıl 500 bin çocuğun ölümüne ve 2 milyonu aşkın hastane yatışına neden oluyor. Rotavirüsün neden olduğu ishal, temizlik koşullarından bağımsız olarak ortaya çıkıyor. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde benzer sıklıkta görülüyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Amerikan Pediatri Akademisi Üyesi Dr. Hayriye Aygar, “Virüs ortamda aylarca yaşayabilir. Bu nedenle rotavirüs ishalinin önlenmesinde tek yöntem rotavirüs aşılamasıdır.” diyerek rotavirüs ile ilgili merak edilenleri paylaşıyor. Bebekler de risk altındaBütün dünyada bebeklerdeki ishallerin yüzde 10 – 20’si rotavirüsüne bağlı olarak gelişiyor. Türkiye’de ise bu oran yüzde 16.6. Dr. Hayriye Aygar, şöyle diyor: “Sıvı kaybıyla seyreden ağır ishal ve kusma nedeniyle hastaneye yatışlarda ilk sırada rotavirüs enfeksiyonları yer almaktadır. Ülkemizde genellikle kış aylarında en sık olarak Aralık ayında görülür. Neredeyse her çocuk 3 yaşına kadar enfekte olur. Yenidoğan ve 3 ayın altındaki bebekler anneden geçen antikorlar ile enfeksiyondan korunurlar. Bu sebeple ilk enfeksiyon 3 - 36 aylık bebeklerde görülür Tekrar görülme olasılığı sıktır ve ilk enfeksiyona göre daha hafif olma eğilimindedir. Süt çocukları genelde 1 ila 3 rotavirüs enfeksiyonundan sonra bağışıklık kazanır.” Bulaşma Yolları ve Tedavi
Dr. Aygar bulaşma yolları konusunda şunları söylüyor: “Rotavirüs, virüsü taşıyanın dışkısı ile bulaşmış olan ellerle, yiyeceklerle, suyla ağız yoluyla, enfekte kişilerle temas sonucu alınması ile bulaşır. Solunum hatta diğer vücut sıvıları yoluyla da bulaşma söz konusudur. Virüs ellerde saatlerce, katı yüzeylerde günlerce, dışkıda 1 hafta canlı kalabilir.”Bu virüs çocuklarda çok ağır etkilere yol açabiliyor. Hastalık ateş, kusma ile başlıyor. 1-3 gün sürüyor. İshal ise 5-7 gün devam ediyor. Süt çocuklarında sıvı kaybı görülebiliyor. Dr. Aygar, tedavi konusunda şu bilgileri veriyor: “Tedavinin başlıca amacı dehidratasyon - sıvı kaybını önlemek ve oluşursa sıvı kaybının yerine konulmasıdır. İlaç tedavisi yoktur. Başlangıçta evde sıvı ve tuz kayıplarını karşılamak için elma, pirinç suyu, ayran gibi sıvılar verilir. Anne sütü alan bebeklerin sık emzirilmesi gerekir. Ek gıda alan bebekler az ve sık olarak yoğurt, patates püresi,pirinç lapası muz püresi gibi besinlerle beslenir.Şeker ve tuz solüsyonlarının (ORS) doktor tavsiyesine göre verilmesi sıvı kaybını dengelemede yardımcı olur.Sıvı kaybı orta veya ağır derecede ise vücuttaki sıvı tuz oranının normal düzeye getirilmesi için hastanede serum tedavisine ihtiyaç duyulur.”Korunmada En Etkin Yol: AşıRotavirüse karşı aşı, ülkemizde 2007 yılında kullanılmaya başladı. Bu aşıların etkinliği ve güvenirliği yaklaşık 130.000 bebekte yapılan geniş çalışmalarla değerlendirildi. Bunun sonucunda da birçok ülkede ulusal aşı programında yer alıyor. Yapılan çalışmalar, aşılarının rotavirüs vakalarını yüzde 74, ağır vakaları yüzde 98 ve hastane yatışlarını yüzde 96 azalttığını ortaya koyuyor. 5 yaş altı çocuklarda ölüm oranının 2 / 3 oranında azalttığı görülüyor. Dr. Aygar, aşının uygulanması konusunda şunları söylüyor: “Aşının ilk dozuna bebek 6-12 haftalıkken başlanır. Sonraki dozlar 4-10 hafta ara ile 2 veya 3 doz halinde ağız yoluyla uygulanır.6 aylık olmadan aşılamanın bitirilmiş olması gerekiyor.Diğer aşılarla birlikte uygulanmasında bir sakınca yoktur.”Çocuk aşı olmadıysa da genel hijyen kuralları bulaşmayı azaltıyor. Bu önlemleri şöyle sıralamak mümkün:• Kreşlerde salgınları önlemek için yüzeylerin sabun suyla yıkanıp yüzde 70 etanol çözeltisi ile silinmesi hastalığın bulaşmasının sınırlandırılmasına yardımcı olur. • Hasta çocukların diğer çocuklarla teması engellenmelidir.Dr. Aygar, son olarak anne ve babalara şu uyarıda bulunuyor: “İshalin durdurulması amaçlı ilaçlar kullanılmamalıdır. Eğer ağızdan sıvı kaybı karşılanamıyorsa, dilin ve ağzın kuruması, kalp hızının artması, hızlı solunum gibi dehidratasyon belirtileri varsa hastanede serum tedavisi gerektiğini unutmayın.”
|